Anne ve babanın yeni doğmuş olan çocuğa karşı dini görevleri ne
21/5/2008 · Kategori: Cocuk
Anne ve babanın çocuğuna karşı vazifeleri, esas itibariyle doğumdan sonra başlasa da; çocuğun ana rahmine düşmesine, hatta babanın, anne adayını tercihine kadar uzanır.
Doğumdan sonraki ilk günlerde, ebeveynin çocuğu için yapması gereken görevleri, ana hatlarıyla vermeye çalışalım:
1. Dua:
Dünyaya gözlerini açan çocuğa yapılması gereken ilk iş duadır. Çocuğun
Müslüman olarak yaşaması, Allah’ın rızası dairesinde ömür sürmesi,
şeytanın şerrinden korunması ve hayırlı bir evlat olması için hayır
duada bulunmak, onun hem dünya, hem ahiret saadeti için büyük önem
taşır.
Hz. Aişe validemizin rivayetine göre, yeni doğan çocuklar
getirildiğinde Resul-i Ekrem Efendimiz (Aleyhissalatu Vesselam.) onlara
hayır ve bereket duasında bulunurlardı. Aynı adeti daha sonra Sahabe-i
Kiram da devam ettirmişlerdir.
2. Kulağına ezan ve kamet okuyarak çocuğa isim koymak:
Bu adet bizzat Peygamber Efendimizden gelmektedir. Sünen-i Tirmizi’de
nakledildiğine göre, Hz. Hasan dünyaya gelince Peygamberimiz onun sağ
kulağına ezan okumuştur. (1)
Hz. Hüseyin’in rivayetine göre ise Peygamberimiz bu adetlerinin hikmeti hususunda da şöyle buyurmuşlardır:
“Kimin bir çocuğu olur da, sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet
okursa, o çocuğa ümmüsıbyan hastalığı zarar vermez (cin zarar vermez).”
(2)
Ezan ve kamet çocuğa yapılan ilk iman telkinidir. Çünkü ezanın mana ve
muhtevasında tekbir, tevhid, nübüvvet ve namaz gibi dinin esasları
bulunmaktadır.
İsim
verilirken, çocuğa güzel, İslami isimlerin verilmesine dikkat
edilmelidir. Bu hususta Peygamberimizin birçok tavsiye, ikaz ve
tatbikleri vardır. Bu hadislerden birisinin meali şöyledir:
“Kıyamet günününde kendi isimleriniz ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız. Öyle ise isimlerinizi güzel koyun.” (3)
Çocuğun isminin doğduğu günün akşamında verilmesi tavsiye edilmektedir; fakat yedinci güne kadar da ertelenebilir.
3. Çocuğun sünnet edilmesi: Kelime-i şehadet gibi Müslümanla kafiri birbirinden ayıran sünnet, bazı alimlerce vacip, bazılarınca da farz olarak kabul edilmiştir. Çocuğu sünnet etme zamanına gelince; bulüğ çağına kadar müsaade varsa da, müstehap olan vaktin doğumun yedinci günüdür.
4. Kurban kesilmesi ve başının tıraş edilmesi:
Çocuğun doğumu üzerine kesilen kurbana akika kurbanı denmektedir.
Peygamber Efendimiz, çocuğu olan kimsenin akika kurbanı kesmesini
tavsiye etmişlerdir.
Hz Fatıma ise, çocukları Hasan, Hüseyin, Zeynep ve Ümmü Gülsüm’üm
doğumları üzerine birer koç kesmiştir. Akika kurbanının müstehap olan
zamanının yedinci gün olduğu bildirilmektedir.
Bazı alimler, bilhassa Hanefi alimleri akika kurbanını mendup olarak
görmüşlerdir. İmkanı olan kimse bunu kesmekle, Allah’a olan şükrün
fiili olarak göstermiş olur.
Yine sünnet-i
seniyyede yer aldığına göre, akika kurbanı kesildiği günlerde, çocuğun
başının tıraş edilip, kesilen saçın ağırlığınca altın veya gümüş
tasadduk edilmesi tavsiye edilmektedir. Yine Hz. Fatıma’nın,
çocuklarının doğumlarından sonra saçlarını kesip ağırlığınca gümüş
tasadduk ettiği bildirilmektedir.
Bunlar ebeveynin çocuğa karşı görevlerinden ilk akla gelenlerdir. Bu
meselede daha geniş bilgi için Prof. Dr. İbrahim Canan’ın Hz.
Peygamber’in Sünnetinde Terbiye isimli kitabına bakılabilir.
(1) Tirmizi, Edaha:15.
(2) Feyzü'l-Kadir,6:237.
(3) Buhari, Edeb:108.
Kaynak: Mehmed Paksu
Çağın Getirdiği Sorular
